Mavi gökyüzünde
havai fişek gibi patlıyor.
Bir beyaz iz bırakarak
düşüyor ölüm.
Ekran dondu.
Zaman kızardı utancından.
“Tıkla, beğen,” diyor bir ses,
daha fazla macera
daha fazla heyecan.
Bir bildirim daha düşer:
“Son dakika.”
Oysa bu son
çoktan eskimiştir
o sokakta.
Binlerce can
Tabut bile beklemez artık bedenleri.
Oysa yitirilen
sadece hayatlar değil
insanlığın kendisi.
Masalar kurulmuş.
Baş köşede eski bir gölge:
Hitler.
Eski nutuklar yeniden okunur.
Ögüt verir
kurbanlarının çocuklarına:
nasıl yeniden öldürülür insan.
Bir çocuk soruyor uzaktan:
“Bu kadar sessizlik neden?”
Cevap yok.
Çünkü sözler de
çoktan vurulmuştur.
Ama bak,
toprağın altındaki tohum
sessizce bekler sırasını.
Zulüm ne kadar yüksekse
o kadar yakındır yıkılması.