Hasret
Ufukta uzanmış
çığlık atan bir çizgi,
tan yeri—
kızıllığı tüten bir
serap, çalkalanan.
İçimde uzanıp giden
hasreti bekleyen.
Görürüm ama varamam,
dokunurum ama tutamam;
kader, avuçlarımda dağılan
ince bir kum gibi.
Bilirsin—
bazı siluetler
gözlerini kapasan da
gitmez.
Hasret de öyle:
sessizce gelir,
kalbin en derinine iner
ve kalır.
Aman etmez—
çünkü gitmez.