Ne sabahı kaldı bende
ne akşamı.
İçim
bombalanmış bir şehir gibiydi.
Meydanlarında kara bulutlar gezindi,
saat kuleleri suskun,
sokaklarının adı silinmiş.
Bir işçi kadar yorgun,
bir çocuk kadar kimsesizdim.
Ve sonra anladım:
İnsan bazen
kendi harabesinden geçerek büyür.
Bir gün—
belki sabaha karşı,
belki gecenin en kara yerinde—
yeniden kuracağım kendimi.
Bir şiir gibi.
Bir kavga gibi.
Bir insan gibi.